Araştırmacılar, yapay zekâ ile kendini yayan bilgisayar solucanlarının geliştirilebileceğini gösterdi
The New York Times
🔹 Toronto Üniversitesi araştırmacıları, yapay zekâ kullanılarak bilinen herhangi bir bilgisayar güvenlik açığını hedef alabilecek bir bilgisayar solucanının geliştirilebileceğini gösterdi.
🔹 Araştırmacılar, oluşturdukları prototipin test ağında insan müdahalesi olmadan yayıldığını açıkladı.
🔹 Çalışmanın ayrıntıları saldırganların yararlanmasını önlemek amacıyla kısmen gizlendi.
🔹 Bilgisayar solucanları, insan müdahalesi olmadan bir cihazdan diğerine yayılabilen zararlı yazılımlar olarak biliniyor.
🔹 Geçmişte SQL Slammer, Conficker, Stuxnet ve WannaCry gibi solucanlar dünya çapında milyonlarca sistemi etkiledi.
🔹 Bu yazılımlar veri hırsızlığı, dosya silme ve fidye saldırıları gibi büyük zararlar oluşturmuştu.
🔹 Yeni yaklaşımın en dikkat çekici yönü, solucanın karşılaştığı her cihaz için farklı saldırı yöntemleri geliştirebilmesi.
🔹 Araştırmacılar, sistemin yeni saldırı stratejileri üzerinde “akıl yürütebildiğini” belirtiyor.
🔹 Bu nedenle tek bir yazılım güncellemesiyle tüm ağı korumak çok daha zor hale gelebilir.
🔹 Prototip hem Windows hem de Linux sistemlerini hedef alabilecek şekilde tasarlandı.
🔹 Daha güçlü bir bilgisayarda çalışsa da aynı ağ üzerindeki dizüstü bilgisayarlar, yazıcılar ve kameralar gibi daha zayıf cihazlara saldırabiliyor.
🔹 Araştırmacılar, kullanılan yapay zekâ modelinin açık kaynaklı veya açık ağırlıklı bir sistem olduğunu belirtti.
🔹 Bu tür modeller internette serbestçe paylaşılabildiği için kullanımını sınırlandırmak mümkün olmuyor.
🔹 Çalışma, güçlü açık kaynak yapay zekâ modellerinin siber güvenlik açısından yeni riskler yaratabileceği tartışmalarını artırdı.
🔹 Anthropic, nisan ayında Claude Mythos modelinin siber saldırılar için kötüye kullanılabileceği gerekçesiyle erişimini sınırlamıştı.
🔹 Şirket modeli yalnızca kritik altyapı işleten yaklaşık 40 kuruluşa açmıştı.
🔹 Daha sonra OpenAI de benzer yeteneklere sahip sistemlerinin dağıtımını kontrollü biçimde gerçekleştireceğini duyurdu.
🔹 Araştırmayı yöneten Profesör Nicolas Papernot, böyle bir tehdide karşı savunmanın son derece zor olabileceğini söyledi.
🔹 Papernot, mevcut koşullarda tamamen güvenli sistemler oluşturmanın mümkün olmadığını belirtti.
🔹 Buna karşın bazı uzmanlar laboratuvar ortamındaki sonuçların gerçek dünyada aynı etkiyi göstermeyebileceğini vurguluyor.
🔹 Araştırmacılar, aynı tekniklerin güvenlik açıklarını tespit etmek ve kapatmak için de kullanılabileceğini ifade etti.
🔹 Toronto Üniversitesi’nden David Lie, solucanın saldırmak yerine tespit ettiği açıkları otomatik olarak düzeltecek şekilde değiştirilebileceğini söyledi.
🔹 Uzmanlara göre teknolojinin etkisi, nasıl kullanıldığına bağlı olacak.